tarık ceddi

sculpture / installation

exhibitions/sergiler

ATÖLYE SERGİSİ


Bu sergide 11 sanatçı, günlük yaşamlarını sürdürdükleri, fikir alışverişinde bulundukları, deneyimlerini paylaştıkları, yaşayan bir atölye mekanında, Bauman’ın “Temizlik Düşü” metninden hareketle bir araya gelmektedirler. Üretimlerini ve düşünsel süreçlerini paylaşmak, eleştirmek ve olgunlaştırmak adına yola çıkan farklı disiplinlerden gelen sanatçıların oluşturduğu birliktelik ile gelişen bu süreç, belli bir mekan ve zamanda somut bir hal kazanır. Alternatif sanat mekanı arayışının yanı sıra, kendi üretim alanları içine hem sanat yapıtlarını hem de izleyiciyi dahil etmektedirler.

Beş gün boyunca açık kalacak sergide sanatçıların kendi yapıtlarını yerleştirmek üzere açtıkları alanda, atölye ortamı içinde, sergileme biçimleriyle karşılaşmak mümkün olmaktadır. Eserlerinde genel olarak “dahil etme”, “dışlama”, “öteki”, “temizlenme”, “kirlenme” gibi kavramlardan yola çıkan sanatçılar güncel olarak yaşanmakta olan yer değiştirme, kutuplaşma, tahammülsüzlük gibi konulara da değinmektedirler.

In this exhibition 11 artists come together within the context of Bauman’s “The Dream of Purity” text in a vibrant atelier, where they spent their daily lives, constantly exchanging ideas, and gaining experiences. This process evolves with the unity created by the artists from different disciplines to share their creativity and intellectual processes, criticizing and maturing as their work solidifies in a certain space and time. While seeking for alternative art venues they synchronize, incorporating both art works and audiences into their working area.

The exhibition, which will be open for five days, presenting the opportunity to offer a space where the artists will be exhibiting their works, within the atelier environment, will be giving a chance to the audience to encounter various manifestations of art works. Concepts such as “inclusion”, “exclusion”, “other”, “purification”, “contamination” are being used by the artists as initiators to address ultimately current issues of relocation, polarization, intolerance.

Sergi Kataloğu: http://www.academia.edu/33366941/At%C3%B6lye_Sergisi.pdf

Atölye Sergisi Açıldı !

_____________________________________________________________________________________

BURADAN

Ekim 2016’da bir araya gelen “durum sanat grubu” ilk sergilerini Yeldeğirmeni’nde Atölye Sergisi, ikinci etkinliklerini ise Küçükyoncalı’da Sanat-Kamp olarak gerçekleştirmişlerdir. Yeni sergilerinde davetli sanatçılarla birlikte 16-21 Ekim 2017 tarihleri arasında Haydarpaşa Garı’nda bir araya geleceklerdir.

Kadıköy’de, göze çarpan masif yapısıyla bütün Anadolu’yu dolaşan demiryollarının son istasyonu olan Haydarpaşa, dört sene öncesine kadar banliyö trenlerinin de gelip gittiği dinamik bir yapıya sahip iken değişime uğramakta; bakım ve onarımdan geçmekte ve hurdaya ayrılmak üzere peronlarında bekleyen vagonlarıyla durağan bir görünüme bürünmektedir. Avrupa’ya en kısa geçişi sağlayan Haydarpaşa Garı aynı zamanda bir başlangıç noktasıdır. Başlangıcın ve bitişin birbirine düğümlendiği bu mekan, içinde bulunduğu yenilenme süreciyle; yola çıkma, varılacak noktaya ulaşma, gitme ve dönme eylemlerinin bir süre donduğu bir mekandır.

“Buradan” sergisi, hem “burada” hem de “buradan” olmak durumunu içererek durağan, hareketli, yakın, uzak, çözülme, tamamlanma, aidiyet ve kopuş gibi kavramları irdelemeye olanak sunacaktır. Bir yolculuğa çıkarken hem buradayız, hem değiliz; çünkü gitmek üzereyiz. Bir anlığına, her an bir parçamız gitmeye hazır olarak buradayız. Aynı zamanda buradan kelimesi açık uçlu ve tüm olasılıkları barındırıyor. Boşlukta asılı bir an; hareketi, yola çıkmayı, gitmeyi bekleme. Bireyin kendinden bir şeyleri geride bırakarak uzaklaşmakta veya beraberinde getirdikleriyle dönmek üzere olduğu bir mekanda bulunma. Öznenin, değişmeye kendisinden eksiltmeye veya yeni bir tamamlanma olasılığına geçtiği, geçeceği, geçmek üzere olduğu o noktada donduğu an.

Çıkmak üzere hazır olduğumuz yol bizi yalnızca mekansal olarak mı uzağa götürür? Yahut uzaklaşma bir yabancılaşma mıdır? Yoksa her yol kişinin kendisine uzanan bir yolculuk mudur? Kendini tamamlamak üzere çıktığı anda arkasında kendisini bırakarak. Özne, hem uğurlayan hem de uğurlanan mıdır? Her şeyin yeniden şekillenmeye hazırlandığı bir yok oluş, bir çözülüş aşamasında burada’nın statiğini buradan’ın dinamiğine örtüştüren midir karşı karşıya kalınan yol?

Yol, yolculuk kavramları ve Haydarpaşa Garı’nın belleğinden etkilenerek üretim yapan sanatçılar eserlerini beş gün boyunca açık kalacak “BURADAN” sergisiyle sunmaktadırlar.

KAVUŞULAMAYAN SEVGİLİ HAYDARPAŞA’DA BİR SERGİ

SİHİRLİ TOHUMLAR SANAT KAMPI


Sihirli Tohumlar, Tekirdağ’a bağlı Saray’ın Küçükyoncalı köyüne üç kilometre mesafede, köyün yerlilerinin Karagöl diye adlandırdıkları bölgede, meşe ormanına cepheli, permakültür çiftliği olma yolunda ilerleyen bir arazidir. Başta ceviz olmak üzere genç meyve ağaçları, bostanı ve kümesi olan alanda açık mutfak, toprak fırın, duş ve kasetli tuvalet bulunmakta; karavan ve çadırda konaklanabilmektedir.

“durum” sanatçıları, Sihirli Tohumlar’da, geleneksel bir sanat etkinliğini hayata geçirecekleri, on beş günlük bir sanat-kamp deneyimi gerçekleştirmişlerdir. Sıkışık mekan anlayışının dışına çıkarak mevcut düzenden ve şehirden ayrılmak ve birlikte gündelik yaşamı deneyimlemek; grup üyelerinin sınırlarını duygusal, düşünsel ve fiziksel boyutta genişletmiştir. Sanat-kamp etkinliği, yaşamın sanata dahil olduğu sanatın da yaşama dair olduğu düşüncesiyle grubun yola koyulduğu, doğanın boşluklarını kendi boşluklarına iliştirdikleri, aynı mekanın farklı patikalarında ayrı ayrı düşünüp dolaştıkları, kimi zaman da durup soluklandıkları, doğanın verilerini kullanmaya çalışarak var olmanın farklı yollarını aradıkları bir zaman dilimine dönüşmüştür.

Öncesinde belirli bir alanda, belirli bir zamanda buluşmak haricinde hiç bir sınırın çizilmediği kamp etkinliğinde sanatsal açıdan kendiliğindenlik ön plandadır. Bu anlayışla sanatçılar her türlü malzeme ile çalışmakta, isterlerse mekanda kalıcı olan veya olmayan işler üretebilmektedirler. İçerik de bu açıdan kavramsal ve tematik farklılık sunmaktadır.